Şeyh Galip Slaytı, Biyografisi, eserleri, hayatı, kimdir,

DersHocasi.Net

Takdir Teşekkür Hesaplama

4.Sınıf 5.Sınıf 6.Sınıf ~

7.Sınıf ~8.Sınıf~9.Sınıf~

10.Sınıf ~11.Sınıf ~12.Sınıf

yenii6.Sınıf Video Soru Çöz yenii7.Sınıf Video Soru Çöz yenii8.Sınıf Video Soru Çöz
Tüm konuların Tüm Sınıfların Çözümlü Testleri 1 Hafta Sonra Sitemizde Bulabileceksiniz... Takipte Kalın....

Şeyh Galip

Dershocasi.Net Sitemize hoş geldiniz. Sitemiz Eğitim Kategorisinde Hizmet Vermekte Olup Her Türlü Güncel Bilgiyi Rahatlıkla Takip Edebilirsiniz. Sitemiz Siz Değerli Üyelerimize Bilgi vermek Bilgilerini Almak Konular Hakkında Detaylı Bilgi Sahibi Olaları İçin Açılmış Tamamıyla Ücretsiz Bir Portaldır. Ücretsiz olmasının sebebi sizlere kaliteli ve değerli bilgileri kaliteli olarak sunmaktır. Amacımız sizden para kazanmak değil sizden hayır duanızı almaktır. Sizden Sadece "ALLAH RAZI OLSUN" demeniz için Çalışıyoruz.. Sitemiz Hakkında yorumlar yapabilir ve öneriler sunabilirsiniz...

Şeyh Galip Slaytı, Biyografisi, eserleri, hayatı,  kimdir,

Biyografisi, eserleri, hayatı, Slaytı,kimdir,

Yazarların hayatı, yazarların biyografisi, yazarların slaytı, yazarların sunusu, yazarların geçmişi, yazarların eserleri, yazarların hayat hikayeleri, yazarların hayat sunuları,

Şeyh Galip ( 1757-1799)

Şeyh GalipDivan Edebiyatımızın son büyük şairi olan Şeyh Galib, 1757′de İstanbul’da doğdu. Asıl adı Mehmed Esad olan Şeyh Galib’in babası Reşid Efendi, annesi Emine Hatun’dur. Babası tasavvuf eğitimi almış, mevleviliğe ve melamiliğe bağlı şiirlerle uğraşmış, kültürlü bir kişidir. Şeyh Galib’in dedesi Mehmed Efendi de mevlevi tarikati aydınlarındandır.

Şeyh Galib ilköğretimini babasından gördü. Hamdi adlı bir bilginden Arapça dersi almış ve kendisine Esad mahlasını veren Süleyman Neşet’ten de öğrenimi sırasında faydalanmıştır.

Galib ilk şiirlerinde Esad mahlasını kullanmıştır. Fakat bu adın başkalarınca kullanıldığını görerek Galib mahlasını almıştır. Yirmi dört yaşındayken Divan’ını yazmıştır. 26 yaşındayken Türk Edebiyatı’nda mesnevi türünün en başarılı örneklerinden biri sayılan “Hüsn ü Aşk” adlı eşsiz eserini yazmıştır. Bir yıl ilimle ve eserlerini yazmakla uğraştı. Bu tarihte Galata Mevlevihanesi sonra Konya’da Mevlana dergahında çileye girmiştir. Fakat babasının isteği üzerine çileyi tamamlamadan İstanbul’a dönmüştür. Yenikapı mevlevihanesinde yeniden çileye girdikten sonra hücreye çıkmıştır. Sütlüce’deki evinde, 1791 yılına kadar şeyhlik yaptı. Sekiz yıl süren dergah şeyhliği sırasında Sultan III. Selim, Valide Sultan, padişahın kız kardeşi Beyhan Sultan’ın yakınları arasında yer aldı. Onların takdirlerini kazandı.

Şeyh Galib 1799 yılında İstanbul’da vefat etti. Mezarı Galata Mevlevihanesi’nin avlusundaki türbededir.

Şeyh Galib’in çevresini derinden etkileyen kuvvetli bir şahsiyeti, kendisine ve sanatına tam güveni olduğu anlaşılıyor.

Çok genç yaştayken güçlü bir şair ve geniş kültürlü bir aydın olarak tanınan Şeyh Galib, iddialı bir şairdir. Divan Edebiyatımızda tasavvufun özellikle Mevlevilik koluna en fazla bağlı olan şairdir. Galib tasavvufun mazmun, çağrışım ve fikir hazinesinden faydalanmıştır. Tasavvufun tek varlık inancını, ilahi aşk, insan yüceliği, hoşgörülülük ilkelerini benimsemiştir.

İran’lı Şevketi Buhari’nin açtığı Sebk-i Hindi çığırının bizdeki en büyük mensubu Şeyh Galib’dir. Sebk-i Hindi‘nin son güçlü şairlerini dahi 50 yıl geriden takip etmiştir.

Şeyh Galib bu tarzda örneklerle, içiçe mecazlarla ve birşey söyler görünürken başka birşeyi kastettiğini bazen açıkça söyler. O bizde sembolizme benzeyen şiir çığırını açmıştır.

Sanatta yenilik özlemi duymuştur. Divan şiirinde yapmış olduğu başlıca yenilik, bambaşka bir üslub bulması, kendi deyimiyle bir başka lugat tekellüm etmiş olmasıdır. Kelime hazinesi çok zengindir; üslubu renk anlatan kelimlerle doludur. Şiirleri baştanbaşa mecazlar, görülmemiş kapalı ve karanlık hayallerle örülmüştür. Sembolik şiirlerdir.

Onun en önemli eseri Hüsn ü Aşk mesnevisidir. Bunun haricinde şairin bir Divan’ı, Şerh-i Cezire-i Mesnevi adlı bir mesnevisi, bir de Es-Sohbetü’s-Safiyye adlı bir eseri vardır.

Şeyh Galip Eserleri

Divan (Şiirler)
Hüsn ü Aşk (Güzellik ve Aşk)
Şerh-i Cezîre-i Mesnevî
Es-Sohbetü’s-Sâfiyye

«ESAT»TAKMA ADINDAN SONRA «GALİP» ADINI KULLANMAYA BAŞLADI

Ders aldığı hocalar arasında Galata Mevlevîhanesi şeyhi Hüseyin Efendi de vardır. Zamanın en tanınmış hocası Neşet Efendi’den de dersler aldı. Neşet Efendi, genç Şeyh Galip’in yeteneğini çabuk farketti ve yazdığı şiirleri beğenerek ona “Esat” takma adını önerdi. Şeyh Galip, bir ara “Esat” takma adıyla şiirler yazdıktan sonra “Galip” adını kullanmaya başladı. Böylece, asıl adı olan Mehmet unutulmuş ve daha sonraları hep “Şeyh Galip” olarak bilinmiştir.

1782′de, yazdığı bütün şiirlerini bir divanda topladığı zaman, yirmi dördünü bitirmiş, yirmi beşine basmış gencecik bir delikanlı idi. O yaşta dîvan sahibi olmak, hele “Şeyh Galip Divanı” gibi fikir derinliği, muhayyile zenginliği ve üslûp tazeliği taşıyan bir dîvan sahibi olmak, o güne dek kimsenin erişemediği bir mutluluktu.

ALTI AY İÇİNDE «HÜSNÜ AŞK»I YAZDI

İstanbul’un sanat çevrelerinde bir anda yıldız gibi parladı. Çevresi, hayranları ile dolup taşıyordu. Şiirleri dillerde geziyor, saraydan mahalle kahvesine kadar her yerde okunuyor, beğeniliyordu. İşte bu günlerin birinde bir sanat meclisinde söz, dönüp dolaşıp, büyük dîvan şairlerimiz arasında yer alan “Nâbi”ye geldi. Orada bulunanlar, Nâbi’nin “Hayrâbât” adlı mesnevîsini övmeye başladılar. Bu övgü o kadar ileri götürüldü ki, konuşanlardan biri, “Böyle bir mesnevî, bir daha yazılamaz” dedi.

Şeyh Galip, bu yargıya katılmamıştı. “Çok abartılıyor” dedi. Bunun üzerine sordular:
-”Peki sen yazabilir misin?”
Şeyh Galip’in şairlik gururu incinir gibi oldu:
-”Evet” dedi, “Hem de daha güzelini!”

Ve yazdı. Altı ay içinde Nâbi’nin “Hayrâbât”ını gölgeye çeken “Hüsn ü Aşk”ı yazdı. Bu kadar kısa bir zaman içinde bu ölçüde ve hacimde bir eser ortaya çıkarmak, başka bir şaire nasip olmuş değildir.

Hüsn ü Aşk, tasavvuftan kaynaklanan bir eserdir. Olaylar ve kişiler, sembolleri gerçekleştirmek için kullanılmıştır. Mesnevide kullanılan Hüsün ve Aşk, mutlak güzellik ile mutlak bilgidir. Bunlar “edep” okulunda, yani Mevlevî dergâhında okurlar. Mutlak aşk ile mutlak bilginin birleşebilmesi için, kalp şehrine giden çileli yolu geçmek gerekir. Geçerler ve muratlarına ererler.

Bu eserinde Şeyh Galip, öylesine imajlar kullanmış ve bu soyut dünyadan öylesine somut bir dünya ortaya koymuştur ki, her açıdan eşsizdir. Bakınız, ‘Muhabbet’ kabilesinin insanlarını nasıl çiziyor:

“Giydikleri âfitab-ı temmuz
İçtikleri, şûle-i cihansûz.”

“Muhabbet” kabilesinin insanları, temmuz güneşini giyerler, can ışığını içerlermiş…

ÜÇÜNCÜ SELİM, ŞAİRİ SEVİYOR VE SAYGI DUYUYORDU

Hüsn ü Aşk’ı 26 yaşında yazdı ve 28 yaşında Konya’ya giderek Mevlânâ’nın dergâhında çileye çöktü. Birkaç yıl Konya’da kaldıktan sonra İstanbul’a gelerek çilesini Yenikapı Mevlevîhanesi’nde tamamladı. Niyeti, bundan sonra babası ve annesi ile bir eve geçmek ve orada inziva hayatı yaşamaktı.

Fakat o yıl padişah olarak tahta çıkan Üçüncü Selim Şeyh Galip’in şiirlerini tanıyor, seviyor ve şaire saygı duyuyordu. Saraya davet etti, kendisiyle görüştü ve iltifatlarda bulundu. Yine padişahın arzusu ve işareti ile Galata Mevlevîhanesi Şeyhliği’ne getirildi. Üçüncü Selim, sık sık Galata Mevlevîhanesi’ne gitmiş ve âyinlerde bulunarak Şeyh Galip’e verdiği ehemmiyeti göstermiştir. Şeyh Galip’in sarayı ziyaretinde de padişahın, “Şeyhim, şeref verdiniz” diye itibar sözü ile karşılandığı bilinir.

Galata Mevlevîhanesi’ne başladığı tarihten itibaren “Galip Dede” diye anılmıştır. Şöhretinin zirvesine ulaştığı 1799 yılında (3 Ocak) 42 yaşında iken öldü. Herhalde Türk Dîvan Edebiyatı göklerinin en parlak yıldızı o gün düşmüş olacak.

Şiirlerinden Örnekler

GAZEL

Gencinen olsam vîrân edersin
Âyînen olsam hayrân edersin

Tîr-i nigehden dâğ-ı derûna
Baksan ne işler seyrân edersin

Sâkî kerâmet sende ya bende
Bahri habâba mihmân edersin

Nezzâre-i germ etdikçe ey çeşm
Âteşle âbı yek-sân edersin

Ey huşk zâhid dem urma meyden
Dest-i duâyı mercân edersin

Zâhid o meh-veş bir nûrdur kim
Büttür demezsin îmân edersin

Mâdâm uçarsın gözlerde ammâ
Rûyun perî-veş pinhân edersin

Tabl-ı tehîden gümdür suhanler
Bî-hûde Gaalib efgaan edersin

Etvâr-ı çerhe uy mevlevî ol
Seyrân edersin devrân edersin

ŞARKI

Fâriğ olmam eylesen yüz bin cefâ sevdim seni
Böyle yazmış alnıma kilk-i kazâ sevdim seni
Ben bu sözden dönmezem devr eyledikçe nüh felek
Şâhid olsun aşkıma arz u semâ sevdim seni

Bend-i peyvend-i dilim ebrû-yı gaddârındadır
Rişte-i cem’iyyetim zülf-i siyeh-kârındadır
Hastayım ümmîd-i sıhhat çeşm-i bîmârındadır
Bir devâsız derde oldum mübtelâ sevdim seni

Ey hilâl-ebrû dilin meyli sanadır doğrusu
Sûy-i mihrâba nigâhım kec-edâdır doğrusu
Râ kaşından inhirâf etsem riyâdır doğrusu
Yâ savâb olmuş veya olmuş hatâ sevdim seni

Bî-gubârım hasret-i hattınla hâk olsam yine
Sıhhatim rûh-i lebindendir helâk olsam yine
Tîğ-i gamzenden kesilmem çâk çâk olsam yine
Hâsılı beyhûde cevr etme bana sevdim seni

Gâlib-i dîvâneyim Ferhâd u Mecnûn’a salâ
Yüz çevirmem olsa dünya bir yana ben bir yana
Şem’ine pervâneyim pervâ ne lâzımdır bana
Anlasın bîgâne bilsin âşinâ sevdim seni

Şey Galip / Mısra-ı Berceste / Özlü Sözler

  • Efendimsin cihanda itibarım varsa sendendir.
Miyan-ı aşıkanda iştiharım varsa sendendir.
  • Benim feyz-i hayâtım hâsılı rûh-ı revânımsın.
Eğer sermâye-i ömrümde kârım varsa sendendir.
  • Ne kadar bilmese de halk hüner-mendi tanır.
Ne kadar bilmese de halk hüner sahibini tanır.
  • Vakt-ı şâdî de gelir mevsim-i mihnet de geçer.
Dert mevsimi geçer, neşe vakti de gelir.
  • Su uyur düşman uyur haste-i hicrân uyumaz.
Su uyur, düşman uyur, ayrılık hastası uyumaz.
  • Hayret-dih-i cân o çeşm-i şehbâz
    Âhû-yi füsûn kebûter-i nâz.
Cana hayret veren o şahbaz göz, o büyü ceylanı, naz güvercini.
  • Bilmem ne füsûndu ol fesâne
    Dûzah haberin getirdi câne.
Bilmem o efsane ne büyü idi, cana cehennem haberini getirdi.
  • Korkutmağa düşme bî-mahaldir
    Vuslat dediğim benim eceldir.
Korkutmaya çalışma, yersizdir. Benim vuslat dediğim eceldir.
  • Cân oldu piyâle-nûş-ı hasret
    Çeşm oldu güher-fürûş-ı hasret.
Can hasret kadehini içer oldu, göz ayrılık cevherlerini (gözyaşlarını) satar oldu.
  • Zannetme ki şöyle böyle bir söz
    Gel sen dahi söyle böyle bir söz.
Şöyle-böyle bir söz zannetme. Söyleyebiliyorsan gel sen de böyle bir söz söyle.
  • Hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen
    Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.
Kendine iyi bak çünkü alemin özüsün sen. Varlıkların gözbebeği olan insanoğlusun sen.
  • Fârığ olmam eylesen yüzbin cefâ sevdim seni
    Böyle yazmış alnıma kilk-î kazâ sevdim seni
    Ben bu sözden dönmezem devreyledikçe nüh felek
    Şâhid olsun aşkıma arz u semâ sevdim seni.
Yüzbin cefâ etsen vazgeçmem, bir kere sevdim seni. Kazâ ve kader kalemi alnıma böyle yazmış; seni sevdim bir kere. Dokuz gök döndükçe bu sözden dönmem: Sevdim seni; yer ve gök aşkıma şâhid olsun.

Benzer Konular

6 Tane Bilim Adamının Hayatını Bulabilir Misiniz?

6 Tane Bilim Adamının Hayatını Bulabilir Misiniz?

6 Tane Bilim Adamının Hayatını Bulabilir Misiniz? Ali Kuşçu On beşinci yüzyılda yaşamış olan önemli...

Zeki Ömer Defne Slaytını Bulabilir Misiniz?

Zeki Ömer Defne Slaytını Bulabilir Misiniz?

Zeki Ömer Defne Slaytını Bulabilir Misiniz? Cevap: Slaytı bizim bulmamız değilde sizin bulmanız bilgisayarı kullanmanıza...

Sarp Apak Kimdir Fotoğrafları

Sarp Apak Kimdir Fotoğrafları

Sarp Apak Kimdir Fotoğrafları 11 Kasım 1981 yılında Diyarbakır’da dünyaya geldi. 2004 yılında Dokuz Eylül...

İrem Sak Kimdir Fotoğrafları

İrem Sak Kimdir Fotoğrafları

İrem Sak Kimdir İrem sak ı hepiniz tanırsınız Yalan dünya dizisinin en güzel ve yakışıklı...

Edward Gorey Kimdir?

Edward Gorey Kimdir?

Edward Gorey Kimdir? Eski gelenekleri unutmayıp ve eskiden çizilmiş olan yazarlarımızı artistlerimizi ressamlarımızı unutmayıp doodle...

Facebook İle Yorum Yapmaya Ne Dersin?

Facebook İle Yorum Yapmaya Ne Dersin?

59 Sorgu 0,531Site Haritası Site HaritasıReklam Gizlilik Politikası

Dershocasi.Net sitemizde illegal içeriklere yer verilmez. Sitemizde yer alan içeriklerle ilgili telif hakkı iddiasında bulunan kişi ya da kurumlar bizlere iletişim adresinden ulaşabilirler. İlgili içerik gerekli görüldüğü takdirde en geç 24 saat içerisinde derhal kaldırılacaktır.

Yukarı